Erdoğan ALTINKAYNAK

Urum Folklor Ve Halk Edebiyatı

  • 1 ay önce, Erdoğan ALTINKAYNAK tarafından yazılmıştır.
  • 3 Yorum
  • Kitaplar

urum_folklor_ve_halk_edebiyati

 

Bilindiği gibi Türkler İslamiyetten daha önce Hristiyanlık, Musevilik ve Budizm gibi evrensel dinlerle tanışmışladı. Nihayetinde Göktürkler ile Bizanslılar arasında elçilik gönderilmesi yoluyla ilişkiler kurulduğu (Ligeti, 1986, 59-66), daha sonraki yıllarda papalık ve tatarlar arasında mektuplaşmalar olduğu da bilinenler arasındadır. (Ligeti, 1986,93) bu tanışıklık ve misyonerlik faaliyetleri neticesinde geneli kapsamasa da bir takım grupların gerek siyaseten, gerek ihtiyaca binaen ilişkiye girilen dinleri benimsemedikleri ortadadır. bununla da kalmayıp, İslamiyeti seçtikten sonra, tahtın: korumak, canını kurtarmak, yeniden güç ve itibar sahibi olmak maksadıyla veya gittikleri coğrafyadan geri dönmeyip din değiştirip Hristiyanlığa girmiş olanlar da vardır. ancak bu değişimleri ve haberleşmelerin belgeleri ne hikmetse bazıları tarafından saklanmaktadır (Ligeti, 1986, 101-103).

Dillerinde rastlanan Arapça; Allah, Cennet, cehennem, peygamber gibi dini terimleri de dikkate alarak Urumları beş şekilde izah edebiliriz.

Bunlar önceden İslamiyeti kabul etmiş ve daha sonra çeşitli nedenlerle din değiştirmiş Türklerdir.

Türkçenin etkisinde kaldıkları için ana dillerini unutmuş, dini terimleri de Müslüman Türklerden öğrenmiş Türk olmayan topluluklardır.

Daha önce Hristiyanlığı benimsemiş, Müslüman Türklerle birlikte yaşamaya başladıklarında da kendilerinden olmayan misyonerlerin terimlerini terk edip ırkdaşlarının terimlerini kullanan Türk topluluklardır.

Kıpçakların, Anadolu Selçukluları ile bağlanan kollarıdır.

MS II-V. asırlar arasında ve daha sonra XIV. asırlara varıncaya kadar Süryani ve Yakubi misyonerlerden Hristiyanlığı öğrenen Türklerin bakiyeleridir.

Gregoryan Kıpçak Dil Yadigârları

  • 1 ay önce, Erdoğan ALTINKAYNAK tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kitaplar

gregoryan_kipcak

 

Çernovtsi’de Gregoryan kilisesi kırmızı tuğladan inşa edilmiş. Şimdilerde konser salonu olarak kullanılıyor. Bu Kilise tarihte ilk defa bir Gregoryan Papazın intiharını görmüş, XVIII. yüzyılda bina ahşap olarak inşa edilmiş. Papazın intiharından sonra ‘Burada ibadet edilemez’ gerekçesiyle kilise yakılmış. Yakanlar belli değil. Bir rivayete göre Ermeni Papaz, Rus Çarlarının baskısına dayanamadığı için intihar etmiş. Çar da yanan binayı yeniden ve tuğladan inşa ettirmiş. Ancak o gün bu gündür içinde ibadet edilmiyormuş. Yanan kilise ile birlikte bazı Gregoryan Kıpçak Türkçesi metinlerinin yandığı söylenmektedir. Yine bu yanan kilisenin yanında bulunduğu söylenen, Türklerin yaptığı ahşap caminin de yandığı ayrıca kayıtlarda mevcuttur.
Bu çalışma bir filoloji çalışması değildir. Tarih, din, hukuk, folklor ve etnik bilim çalışması da değildir. Amacımız, Türk kamuoyunu ve bilim alemini belgelerden haberdar edip dil, hukuk, tarih, folklor ve etnik bilim çalışanlarına malzeme temin etmektir.

Giresun Türküleri Ve Oyun Havaları

  • 1 ay önce, Erdoğan ALTINKAYNAK tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kitaplar

giresun_turkuleri_ve_oyun_havalari

Bu kitap, Giresun türküleri ve oyun havalarına (karşılama, horon, sallama) dair repertuvarı ve açıklayıcı bilgileri içermektedir.

Giresun merkez ve ilçelerinin halk müziğini kapsayan bu çalışmada, yüzde doksanı sözlü olmak üzere 207 ezgi bulunmaktadır. Giresun’la ilgili ilk çalışmadır.

Dört bölümden oluşan kitabın 1. bölümünde anonim türkülere, 2. bölümünde Giresunlu sanatçıların Giresun müzik ruhundan esinlenerek yapmış oldukları özel bestelere, 3. bölümde ise karşılama,sallama, horon havası ve oyun havalarının notalarına yer verilmiştir.

Mevcut Giresun türkülerine pek çok ilâvelerin de yapıldığı bu kitap; sanatçı, araştırmacı, her seviyedeki müzik öğrenci ve kursiyerleri için geniş bir repertuvar sunmaktadır.

Arayışlar

  • 1 ay önce, Erdoğan ALTINKAYNAK tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kitaplar

arayislar

Şiir için kalbin anahtarı derler. Şair, kelimelere ruh vererek bizi hayal ve his aleminde gezdiren insandır.

Erdoğan ALTINKAYNAK şiirin sırrına ermiş… “Arayışlar” baştan sonra bulunmuş bir hakikatin şiiri. Bu şiirlerde Kerem’in aşk ateşinde pişmiş yüreğini, Köroğlu’nun Çamlıbel’den saldığı narayı bulabilirsiniz…

Şehir toprağın baş döndürücü kokusunu bulabilirsiniz bu şiirlerde.

Erdoğan, halk şiirimizin sadeliği ile divan şiirimizin edasını aynı potada eriterek yirminci yüzyıl insanının zevkine hitap edebilme noktasını yakalamış…

Nesirlerinde ne kadar oturaklı bir fikir adamı ise şiirlerinde de o kadar his adamı olduğunu gösteren Erdoğan, şairliği günümüzün moda tabiri olan “hobi” olarak yapmıyor.

Kalem kağıdın ötesinde geçindikçe ukalalığa başlayacak. En iyisi susalım.

İyi bir şiiri en az onun kadar iyi cümlelerle anlatabileceğimi sanmıyorum.

Adnan BÜYÜKBAŞ

Sarıkamış Destanı

  • 1 sene önce, Erdoğan ALTINKAYNAK tarafından yazılmıştır.
  • 0 Yorum
  • Kitaplar
Erdoğan Altınkaynak Sarıkamış Destanı

Erdoğan Altınkaynak Sarıkamış Destanı

Mızraklar çalınıyor
Asker olan gelsin deyi
Onyedili asker olmuş
Topluyorlar ölsün deyi

Gittikleri yol takırdan
Karavanası bakırdan
Zengin olan beden verir
Hep ölen böyle fakirden

Aman Allah 4. ordu
Daha mı gelmedi yolcu
Onyedili isteniyor
Bilmem gelin hayledici

Hasıla yavrum hasıla
Memmet’im getti yesire
Kutmu döşeklerde yatan
Nasıl dayandın hasıra

Atının alnını sığar
Önüne malağma yığar
Babam beden versin diye
Uğrun uğrun boynun eğer

 

12